• Ana Sayfa
  • İnceleme
  • Avrupa Adalet Divanı’nın unutulma hakkı kararı ve uygulamadaki yeri

Avrupa Adalet Divanı’nın unutulma hakkı kararı ve uygulamadaki yeri


Avrupa Birliği’nin en yüksek düzeydeki mahkemesi olan Avrupa Adalet Divanı, 13 Mayıs 2014 tarihli kararında, Google’ın, kullanıcılarına bazı durumlarda kendileri ile ilgili bilgilere yönlendiren linkleri silme hakkı tanıması gerektiğine karar verdi. Mahkeme, Avrupa genelinde tanınmış hale gelen “unutulma hakkı” kapsamında, silmemek için “özel/belirli bir neden” bulunmadıkça, Google gibi bir arama motorunun bir süre sonra kullanıcılar ile ilgili arama sonuçlarının silinmesine izin vermesi gerektiğini belirtti.

Karara uyan Google, kendileriyle ilgili bilgilere yönlendiren linklerin silinmesi için Avrupalılardan silme taleplerini almaya başladı. Google, talepleri unutulma hakkının kullanılmasını sağlamak üzere kurduğu bir sayfa üzerinden alırken, Bing veya Yahoo henüz böyle bir çalışma yapmış durumda değil.

Bu incelemede kararın kimler için bağlayıcı olduğu, hangi ülkelerde geçerliliğinin bulunduğu, hangi tür veriler için unutulma hakkının kullanılabileceği ve talepler sonucu linklerin silinmesi sisteminin nasıl çalışacağı üzerinde duracağız.

Görsel: Flickr/Cédric Puisney

Karar yalnızca Google için değil tüm arama motorları için bağlayıcı nitelikte

Mahkemenin kararı yalnız Google için değil tüm arama motoru servisi sağlayan şirketler için de bağlayıcı bir konumda. Zira karar metninde sorumluluğa atıf yapılırken “arama motoru” ifadesi kullanılıyor:

… arama motorunun operatörü, kendi yükümlülükleri, gücü ve yetkinlikleri çerçevesinde, aktivitelerinin direktifin (95/46/EC) gereksinimlerine uygun olduğundan emin olmalıdır.

Bu bağlamda karar, Avrupa dahilinde herhangi bir şekilde varlığa sahip her arama motoru için bağlayıcı nitelikte. Bu kapsama Bing, Yahoo ve diğer birçok arama motoru da dahil.

Google unutulma hakkı için bir sayfa hazırlayarak oldukça hızlı bir şekilde hizmete sunmuş olsa da henüz Bing veya Yahoo tarafında böyle bir çalışma görülmüyor. SearchEngineLand’in haberine göre Yahoo bir çalışma başlatmış durumda iken, Bing henüz bu konuda harekete geçmek için erken olduğu görüşünde. İlgili habere göre Yahoo ve Bing’den yapılan açıklamalar şu şekilde:

Takımımız an itibariyle Avrupa’daki Yahoo kullanıcıları için çözüm olacak bir çalışma geliştiriyor ki bu çalışmanın önemli mahremiyet ve ifade özgürlüğü menfaatlerini dengeleyeceğine inanıyoruz. -Yahoo

Kararın karmaşıklığı ve nasıl uygulamaya konacağına ilişkin sorular düşünüldüğünde, Google veya herhangi bir şirket üzerinde nasıl bir etkiye sahip olacağını konuşmak için çok erken. Umudumuzu koruyoruz ki mahkemeler ve veri koruma otoriteleri mahremiyet hakları ve ifade özgürlüğü arasındaki doğru dengeyi bulacaktır. -Bing

Karar, 28 Avrupa Birliği ülkesi ve Google tarafında ek 4 ülke için uygulanacak

Kararı veren otoritenin Avrupa Birliği Adalet Divanı olması hasebiyle karar Avrupa Birliği üye ülkeleri için uygulanabilir durumda. Bu kapsama 28 Avrupa Birliği üye ülkesi zorunlu olarak girerken, Google’ın talepleri aldığı sayfada üye ülke statüsünde olmayan dört ülke için de inisiyatif alarak unutulma hakkının kullanımına imkan sağladığı görülüyor. Bu ülkeler: İzlanda, Lihtenştayn, Norveç ve İsviçre.

Bu noktada önemli bir soru kararın Türkiye için uygulanabilir olup olmadığı hususunda ortaya çıkıyor. Bilindiği üzere Türkiye üye devlet statüsünde değil ancak aday devlet sıfatını haiz. Adalet Divanı’nın kararlarının aday ülkeler için uygulanması hukuki olarak zorunlu değil. Ancak arama motoru hizmeti sağlayan şirketlerin inisiyatif alarak bu kapsama, Google’ın dahil ettiği dört ülke gibi Türkiye’yi de dahil etmesi mümkün.

Öte yandan, Turk-İnternet tarafından Mehmet Tasnikli imzasıyla yayınlanan haberde Türkiye’nin de Google’un uygulamasına dahil olacağı belirtiliyor. Haberde “32 ülke arasında Türkiye’de aday ülke sıfatıyla yer alıyor.” ifadesine yer verilirken, biz bu bilgiyi araştırmalarımıza rağmen doğrulayamadık. Haberin, kararın, hukuki bağlayıcılığına yönelik değil, Google’ın inisiyatif alarak Türkiye’yi de talep sistemine dahil ettiğine yönelik olduğu anlaşılırken, Google’ın talep sayfasında Türkiye’nin an itibariyle yer almadığını belirtelim. Bu konudaki araştırmamızı sürdürüyoruz, yeni gelişmeler olduğu takdirde bu inceleme içerisinde editöryel bilgi olarak paylaşacağız.

Son olarak, unutulma hakkı kapsamında arama motorlarından link silme talebinde bulunabilmek için Avrupa vatandaşı olmak gerekmiyor. Kararın bağlayıcı olduğu bir coğrafyada yaşıyor olmak yeterli.

Veri koruma direktifine aykırı linklerin silinmesi istenebilecek

Mahkemenin kararına göre silinmesi istenebilecek linklerin yönlendirdiği verilerin, talep zamanı itibariyle AB veri koruma direktifine aykırı olması gerekiyor. Kararda bu durum şu şekilde ifade ediliyor:

Veri öznesinin talebi üzerine, (tarama sonuçları) listesindeki ilgili linkler, bu an itibariyle, direktife aykırı bir konumda ise, linklerin ve sonuç listesindeki bilgilerin silinmelidir.

Mahkeme ayrıca, önceden direktife uygun nitelikte olan verilerin, sonradan direktife aykırı bir hale gelebileceği ve silinmesinin istenebileceğini de vurguluyor:

Bu konuda Mahkemenin gözlemidir ki başlangıçta hukuka uygun bir şekilde işlenmiş doğru veriler bulunsa dahi, zaman içerisinde, bu veriler, olayın tüm koşulları değerlendirildiğinde, elverişsiz, alakasız veya artık ilgili olmayan, veya işlenme amacını aşacak bir niteliğe gelmiş oldukları hallerde direktife aykırı hale gelebilirler.

Kararda bu konuda vurgulanan bir diğer nokta ise kamunun ilgili verilere erişebilmeyi istemekte haklı olduğu durumlarda, kamuya mal olmuş kimselerin bu taleplerinin yerine getirilmesinin gerekmeyebileceği:

… linkler silinmelidir, meğerki veri öznesinin sosyal hayatta oynadığı rol, bir arama yapılırken kamunun ilgili verilere erişebilmesindeki ağır basan bir menfaatini haklı kılsın.

Peki, Avrupa Birliği’nin veri koruma direktifine göre ne tür verilerin silinmesi istenebilecek? İlgili AB direktifinin genel sistematiği ve amacı göz önüne alındığında, kişisel verilerin işlenmesine ilişkin üç temel ilkeden bahsediliyor: Şeffaflık, meşru amaç, orantılılık. Bu üç ilke doğrultusunda olmadıkça kişisel verilerin işlenmesi hukuka aykırı sayılıyor.

Direktifin altıncı maddesi bu bağlamda verilerin hangi şartları sağlaması gerektiğine ilişkin temel ilkeleri açıklıyor ve kontrolörün -kişisel verinin işlenme amacı ve şeklini belirleyen gerçek veya tüzel kişilerin- bu şartları sağlamakla yükümlü olduğunu belirtiyor. Burada belirtmek gerekiyor ki Avrupa Adalet Divanı, arama motorlarının operatörlerinin, Direktif anlamında bir kontrolör görüşünde.

Özetle belirtmek gerekirse, altıncı madde, kişisel verilerin şu şartları sağlaması gerektiğini belirtiyor:

  1. Makul ve yasal bir biçimde işlenmiş olmak
  2. Belirli, açık, meşru amaçlar için toplanmış olmak ve toplandıktan sonra bu amaçlara uygun olmayan şekilde işlenmemiş olmak
  3. Toplanma veya işlenme amacı kapsamında elverişli, ilgili, aşırı olmamak
  4. Doğru ve gerektiği hallerde güncel tutulmuş olmak
  5. Toplanma veya işlenme amacı için gerekli olduğu süreden fazla süre, veri öznesini tanımlayacak bir formda saklanmış olmamak

Unutulma hakkına ilişkin talep sistemi, global değil yerel bazda sonuçlar üretecek

Google’ın kendisine ulaşan unutulma hakkı kapsamındaki bir link silme talebini haklı bulunması halinde, ilgili link tüm Google veritabanından çıkartılmayacak. Bunun yerine, linkin görüntülenmesi yalnızca kararın hukuki bağlayıcı nitelikte olduğu ülkelerde engellenecek.

Bu metot sayesinde Google’ın, ABD versiyonuna erişen bir kişi, unutulma hakkı kapsamındaki bir talep dolayısıyla silinmiş ve bu sebeple AB ülkelerinden yapılan aramalarda görüntülenmeyen linkleri görebilecek. Buna göre haklı bulunmuş link silme talepleri, etkisini yalnızca Google’ın Avrupa versiyonlarında gösterecek.

Ayrıca Google’ın, DMCA kapsamındaki linkleri sildiği aramalarda görüntülediği gibi bir mesajla bazı sonuçların görüntülenebilir olmadığını aramayı yapan kullanıcıya göstermesi de bekleniyor.

Bu bilgiler elbette ki Google tarafındaki gelişmeler. Yahoo veya Bing tarafında kararın nasıl uygulanacağı ve sistemin nasıl bir işleyişe sahip olacağı konusunda henüz bir bilgiye sahip değiliz.

Türkiye’de kişisel verilerin korunması ve unutulma hakkı

Bahsettiğimiz hususlar bağlamında unutulma hakkının ne derecede önemli bir etki doğuracağı açıkça görülüyor. Teknolojinin oldukça yüksek bir hızda geliştiği ve her geçen gün mahremiyetimizden daha fazla ödün verdiğimiz bu günlerde, Avrupa Adalet Divanı’nın unutulma hakkı kararı önemli ve bir o kadar da olumlu bir yönelim ortaya koyuyor. Zira anlaşıldığı kadarıyla Avrupa, mahremiyetin, konfor ve verimlilik için feda edilebilecek değerlerden olmadığı görüşünde; en azından şimdilik.

Unutulma hakkı konseptini üreten ve üzerine içtihatlar veren bir coğrafyada bulunan ülkemizin de bu alanda ciddi çalışmalara ihtiyacı olduğu açık. Nitekim kişisel verilerin korunmasına ilişkin bir kanunun hazırlıklarının yıllardan beri ancak bir tasarı aşamasına gelmiş ve bu noktada kalmış olması bilişim hukukunun birçok alanında olduğu gibi bu alanda da henüz dünyaya ayak uydurulamadığının bir kanıtı gibi görünüyor.

Umuyoruz ki unutulma hakkı konseptinin altında yatan düşünce ve buna ilişkin kararın esası, önümüzdeki yıllarda Türkiye’de de kendine uygulama alanı bulsun.

Yusuf Mansur Özer

ErsoyBilgehan’da avukat olarak çalışan Yusuf, bilişim ve hukuku ile kişisel verilerin korunmasına özel bir ilgi duyuyor. Aynı zamanda post-rock tutkunu bir gitarist, Schopenhauer meraklısı bir felsefe okuru ve öğrenmeye doymayan bir araştırmacı.

Diğer yazıları için tıklayın:

Menü

Pin It on Pinterest