Amerikan hukukunda ilk satış doktrini ve yazılımlar üzerindeki uygulaması


ÖZET:
Timothy S. Vernor, bir Autodesk müşterisinden sürüm yükseltme sonrası yazılım lisans sözleşmesi gereğince yok etmesi gereken eski versiyon AutoCAD yazılımı disklerini satın alır ve eBay üzerinden ilan vererek satmaya çalışır. Autodesk, eBay’e telif hakkı ihlali gerekçesiyle Vernor ile ilgili ihtarlar gönderir ve eBay bu şikayetler üzerine Vernor’un hesabını askıya alır. Vernor gerçekleştirmek istediği satışın telif hakkı ihlali teşkil etmediğini belirterek ilk satış doktrini savunmasıyla uyuşmazlığı yargıya taşır.

İLGİLİ YASAL DÜZENLEMELER:
• 17 U.S. Code § 109

ANAHTAR CÜMLELER:
• 
İlk satış doktrini
• Yazılımların satışı ve lisanslaması
• Telif hakkı ihlali

KARAR İNCELEMESİ

Yazılımların büyük çoğunluğunun Son Kullanıcı Sözleşmesi dahilinde yazılımın “satılmadığı, yalnızca ilgili kişiye lisanslandığı” ifadesi bulunur. Aynı madde elektronik ortamda kitap, film ve müzik hizmeti sağlayan servislerin sözleşmelerinde de yer alır. Böyle maddelerin amacı, sözleşmenin bir satış gerçekleştirdiğini değil yalnızca bir kullanma hakkı tanıdığını kesinleştirerek kullanıcının ilk satış doktrininden faydalanarak sözleşmeye konu ürünü satmasını önlemektir. Aşağıdaki satırlarda incelenecek olan ilk satış doktrini ve Vernor v. Autodesk kararı, Amerikan mahkemelerinin, internet devrimiyle sendeleyen fikri mülkiyet hukukunun tartışmalı noktalarından birine açıklık getirme çabasını ortaya koyuyor.

Davanın Gelişimi

Autodesk’in doğrudan müşterisi olan Cardwell/Thomas & Associates (CTA) isimli bir şirket, lisansını bulundurduğu Autodesk AutoCAD 14 yazılımını bir üst versiyona yükselttikten sonra yazılım lisans anlaşması gereği yok etmesi gereken dört adet önceki versiyon (v14) disklerini satmaya karar verir. Bu diskleri satın alan Timothy S. Vernor, eBay üzerinden ilan vererek AutoCAD 14 ürünlerini satmaya çalışır. Vernor bu aşamada herhangi bir lisans anlaşmasını kabul etmemiş, kapalı bir kutuyu açmamış ve yazılımı kendi bilgisayarına yüklememiştir.

Autodesk’in sürekli olarak eBay’a gönderdiği telif hakkı ihlali ihtarları sonrasında Vernor’un hesabı askıya alınır. Bunun üzerine Vernor mahkemeye başvurarak gerçekleştirmeye çalıştığı satışların telif hakkı ihlali teşkil etmediğinin tespitini ister ve ilk satış doktrini savunmasını öne sürer.

İlk Satış Doktrini

Amerikan telif hakları ve ticari marka hukukunda önemli bir rol oynayan ilk satış doktrini, telif hakkı veya ticari marka sahibinin belirli haklarında sınırlandırmalar yaparak bu hakları, tüketicinin ürünü özgürce kullanabilmesi ve ürünlerin pazardaki dolaşımının sağlanabilmesi gibi noktalarda yumuşatıyor. Bazen “tükenme kuralı” olarak da isimlendirilen bu doktrin, Türk hukukundaki “marka hakkının tükenmesi” kurumu ile benzerlik göstermektedir.

İlk satış doktrini, bir kitap, film veya müzik diskini bedelini ödeyerek satın alan kimseye, hukuka uygun bir biçimde edinmiş olduğu bu ürünü dilediği kişiye ücretsiz devretme, yeniden satabilme veya kiralayabilme hakkı tanır. Bu sayede telif hakkı kapsamında koruma altında bulunan ürünlerin dağıtım zincirleri içerisindeki serbest dolaşımı sağlanmış olur. Kütüphanelerin veya video kiralama dükkanlarının hukuka uygun işleyebilmesi bu doktrinin pratik uygulamalarına örnek gösterilebilir.

Amerikan Telif Hakkı Kanunu’nun Birinci Kısmı Madde 109’da kendine hüküm bulan ilk satış doktrininin dijital dünyadaki uygulaması fikri mülkiyet hukukunun en fazla tartışılan konularından biridir. Örneğin internet üzerinden bir müzik parçasını bedelini ödeyerek elektronik formatta satın alan kişi, daha sonra bu müzik parçasını başkasına devredebilecek midir? Amerikan Telif Hakkı Ofisi’nin bu konudaki “… bir kopyanın somut doğası, ilk satış doktrininin mantığı açısından kritiktir ve onun tanımlayıcı niteliğe sahip elementlerinden  biridir.” ifadeleri önemlidir.

Bölge Mahkemesi Kararı

Mahkemenin önündeki uyuşmazlıkta çözümlenmesi gereken kritik sorun, yazılımın bir kopyasının Autodesk’ten edinilmesi işleminin bir satış olarak mı yoksa lisanslama  olarak mı nitelendirileceğidir. Zira satış olarak değerlendirildiği takdirde Vernor’ın, lisanslama olarak değerlendirildiği takdirde ise Autodesk’in argümanları geçerlilik kazanmaktadır.

Davada Bölge Mahkemesi, daha önce Temyiz Mahkemesi tarafından verilmiş emsal kararları inceler ve bunların ışığında karar vermeye çalışır. İlgili emsal kararlar şunlardır:

United States v. Wise (9th Circuit, 1977)

Satışların ve lisanslamaların ayırt edilmesi noktasındaki ilk emsal karar olan Wise‘da Temyiz Mahkemesi; ayrımın yapılmasındaki esaslı noktanın, işlemin, devredilen kişiye sürekli bir zilyetlik hakkı tanıyıp tanımadığı olduğuna karar vermiştir. Devredilen, telif hakkı sahibinden edindiği kopyayı elinde bulundurmak hakkına sahipse satış, kopyayı sonradan iade etmesi gerekiyorsa lisanslama söz konusu olacaktır.

MAI Sys. Corp. v. Peak Computer (9th Circuit, 1993)

Bir diğer emsal karar MAI’de, Peak bilgisayar şirketinin, müşterilerinin bilgisayarlarının bakımını ve tamirini yaparken MAI şirketinin yazılımını çalıştırması incelenmiştir. Kararda, bir bilgisayar programının çalıştırılması sonucu RAM’a yüklenmesinin bir kopya oluşturmak anlamına geldiği ve Peak şirketinin değil, MAI müşterilerinin lisans sahibi olması hasebiyle Peak çalışanlarınca işletim sisteminin çalıştırılması sonucu oluşan kopyalamanın telif hakkı ihlali teşkil ettiği ifade edilmiştir. Oldukça ciddi eleştirilere maruz kalan bu karar, sonradan kanunda gerçekleştirilen bir değişiklikle hükümsüz bırakılmıştır.

Triad Sys. Corp. v. Southeastern Express Co. (9th Circuit, 1995)

Tridad kararında Temyiz Mahkemesi, yazılım kopyalarına sahip olma konusundaki ayrımı, yazılımın bütünüyle (i.e. software outright) alınması şartı üzerinden gerçekleştirmiştir. Yazılımı bu şekilde satın alan kişi için ilk satış doktrininin böylece uygulanabilir olacağı belirtilmiştir.

Wall Data v. Los Angeles County Sheriff’s Dept. (9th Circuit, 2006)

Temyiz Mahkemesi, Wall kararında sınırlandırmalara sahip bir lisansın varlığının işlemi bir lisanslama olarak değerlendirmek için yeterli olduğunu belirtmiştir.

Mahkeme bu emsalleri inceler ve doğrudan, uzlaştırılamayacak çelişki içerisinde bulur. Bunun üzerine ilk emsal karara göre karar veren mahkeme Vernor lehine davayı hükme bağlar. Mahkeme ayrıca Vernor’un yüklemediği yazılımın lisans şartlarıyla bağlı olacağına ilişkin Autodesk’in öne sürdüğü argümanı da reddeder.

Temyiz Mahkemesi Kararı

Bölge Mahkemesi kararının temyiz edilmesi üzerine davayı Temyiz Mahkemesi 9. Dairesi inceler ve o da karar verilmesi gereken kritik noktanın, devir işleminin satış olarak mı yoksa lisanslama olarak mı değerlendirileceği olduğunu belirtir.

Mahkeme yaptığı değerlendirmeler sonucunda bu soruya cevap verebilmek için üç noktanın değerlendirilmesi gerektiğine hükmeder ve emsal bir karar ortaya koyar. Bu üç nokta şöyledir:

1. Telif hakkı sahibinin, kullanıcıya bir lisans sunduğunu belirtmiş olup olmadığı
2. Telif hakkı sahibinin, kullanıcının yazılımı devir haklarını önemli ölçüde sınırlandırmış olup olmadığı
3. Telif hakkı sahibinin, yazılım üzerinde dikkate değer kullanım sınırlandırmaları koyup koymadığı

Mahkeme kendi koymuş olduğu bu üç faktörden oluşan test sonucunda Autodesk’in üç soru için de olumlu cevap verilecek bir lisans anlaşması kullandığına, müşterilerinin yalnızca lisans sahibi kimseler olduğuna ve niteliği tartışılan işlemin bir satış olmadığına karar verir. Buna göre Vernor’un yazılımları edindiği CTA şirketinin yalnızca lisans sahibi olduğuna, bu sebeple elinde bulundurduğu kopyaları satma hakkı bulunmadığına ve bu sebeple hem CTA şirketinin hem de Vernor’un satışlarının Autodesk’in münhasır dağıtım hakkını ihlal ettiğine hükmedilir.

Vernor bu karar üzerine Temyiz Mahkemesinin tüm hakimler huzurunda davayı incelemesini talep eder ancak 9. Daire bu talebi reddeder. Ayrıca Vernor’un, Yüce Mahkeme’ye yazmış olduğu certiorari de 2011 yılında reddedilir.

Kararın Etkisi

Temyiz Mahkemesi 9. Dairesi’nin bu kararının en temel etkisi, Electronic Frontier Foundation gibi birçok internet ve teknoloji aktivisti tarafından öne sürülen “Sen satın aldın, sana ait” argümanının ciddi manada sınırlandırılmış olması olarak gösterilebilir.

UMG Recordings, Inc. v. Augusto

Vernor v. Autodesk kararından üç ay sonra benzer bir davada 9. Daire, ilk satış doktrini bağlamında oldukça önem arz edecek bir karar daha verir. Bu davada, UMG Recordings isimli kayıt şirketi, müzik eleştirmenleri gibi kimselere onların talebi olmaksızın bazı promosyon CDleri gönderir. Bu CDlerin üzerinde yalnızca promosyon amaçlı oldukları ve satın alınamayacağı veya başkasına satılamayacağı ifadelerini bulunduran bir etiket vardır. Bu promosyon ürünleri edinen Augusto, CDleri satmaya başlayınca UMG telif hakkı ihlali sebebiyle uyuşmazlığı yargıya taşır. Bölge Mahkemesi, Augusto lehine karar verir ve uyuşmazlık temyiz edilerek Temyiz Mahkemesi 9. Dairesi’ne ulaştırılır.

Mahkeme, ilk satış doktrininin hediye etme, bağış yapma gibi durumlar için de uygulanabilir olduğunu belirttikten sonra bahsi geçen işlemin bir lisanslama olmadığına ve ilk satış doktrini uyarınca Augusto’nun bu CDleri satmakta özgür olduğuna hükmeder. UMG’nin, Vernor‘dan ayrıldığı en önemli nokta Augusto’nun CDlerin kendisine gönderilmesini talep etmemiş ve herhangi bir lisans anlaşmasını kabul etmemiş olması olarak kararda belirtilir ve bunun iki temel etkisi şunlar olarak ifade edilir:

1. CD üzerindeki “Bu CDnin kabul edilmesi lisans anlaşmasının kabul edildiği anlamına gelecektir” ifadelerini barındıran etikete rağmen; UMG’nin, alıcıların CDleri iade etmemesini lisans anlaşmasının bir kabulü olarak nitelendiremeyeceği,

2. CDlerin posta ile dağıtılan sipariş edilmemiş mallar olduğu ve Sipariş Edilmeyen Mallar Kanunu (i.e. Unordered Merchandise Statute) uyarınca alıcıların CDleri diledikleri gibi kullanıp devredebilecekleri.

UNITED STATES COURT OF APPEALS FOR THE NINTH CIRCUIT
Timothy S. Vernor v. Autodesk, Inc.

[gview file=”/yargi_kararlari/vernor_v_autodesk_appeal.pdf” save=”0″]

 

UNITED STATES DISTRICT COURT FOR THE WESTERN DISTRICT OF WASHINGTON
Timothy S. Vernor v. Autodesk, Inc.

[gview file=”/yargi_kararlari/vernor_v_autodesk.pdf” save=”0″]

Yusuf Mansur Özer

ErsoyBilgehan’da avukat olarak çalışan Yusuf, bilişim ve hukuku ile kişisel verilerin korunmasına özel bir ilgi duyuyor. Aynı zamanda post-rock tutkunu bir gitarist, Schopenhauer meraklısı bir felsefe okuru ve öğrenmeye doymayan bir araştırmacı.

Diğer yazıları için tıklayın:

Bir Yorum

Menü

Pin It on Pinterest